Eskiden yaz ayları gazeteciler için pasif aylardı.
Gündem olmaz, “bağ-bahçe haberleri” ön plana çıkardı.
Muhabirler adeta haber yapmaz, yaratırlardı.
Oysa şimdi…Yetişemiyoruz gündeme,
Adeta bereketli tarla, Her yer haber kaynıyor.
Mesela geçtiğimiz hafta…
Hafta başı Pazartesi, “Bakan Eroğlu’nu” haber yaptık.
Sayın Bakan Filyos Vadisi ve ormanlarla, tünellerle ilgili açıklamalar yaptı.
Ayrıca son bir ayda dört bakanın Zonguldak’a gelmesi bize göre tesadüf değil.
Elbette ileride yorumlanacaktır bu trafik.
Kireçlik’te eylem vardı.
Haber Salı günkü sayımızda manşetten yer buldu.
İnsanlar, bölgeye “termik santral yapılması”na karşı çıktılar.
Belediye başkanı Posbıyık işin liderliğini yapıp demokratik tepkisini ortaya koydu.
Yazı işleri müdürümüz Hüseyin Aksakal konuyu detaylıca hem haberlerde(tarafsızca), hem de köşesinde(taraflıca) işledi.
Çarşamba gündemimize yeni düzenlenen “maden yasası” ve sürecini taşıdık.
TMMOB temsilcisi Erdoğan Kaymakçı düzenlemenin ihtiyacı karşılamadığını söyledi.
Konuyu fikri takip esasına göre gündeme taşımaya devam edeceğiz.
Perşembe günü bizim için üzücü bir gündü.
Demokrat tv teknik yönetmeni, yeri geldiğinde kameraman-muhabir, yani DTV’deki elimiz kolumuz Erkan Yalçın annesini kaybetti.
Ani ölüm hepimizi üzdü.
Buradan taziye mesajlarımızı bir kez daha Erkan Yalçın ve acılı aile ile paylaşıyoruz.
Ancak hayatta-haberde devam ediyordu ve biz işimizin başındaydık.
Kandilli’de kömür çıkaran ve termik santral kurmayı hedefleyen “Hema, Belediye Başkanı Halil Posbıyık’a dolaylı cevap vermeyi tercih etti.
Hema, termik santral konusuna cepheden girmeyip, bedava propaganda yaptı aslında.
Birazda Posbıyık’a yüklendi…
Bize göre yeterli bir açıklama değildi.
Ancak, cevap hakkına saygı duyup, haberi gene manşetten verdik.
Hema’dan cesurca kaleme alınmış, daha üst düzey, teknik ve detaylı bir açıklama bekleniyor.
Başka neler oldu hafta içinde.
TBMM üstün hizmet ödülü alan Nurdan ve Orhan Oğuz çiftine ziyaretler sürdü.
Bu konuda okurları, Neslihan Hanım’ın hünerli ellerinden çıkacak bir ‘‘tam sayfa, haber-gözlem” bekliyor.
Evet hafta yoğundu bizim için.
Aramıza 3 ay önce katılan 3 arkadaşlarımızdan ikisi kendi istekleriyle ayrıldılar.
Fikri Kapan ve Dilber Yalçın yuvaya, Hakimiyet’e döndüler.
Kendilerine kurumumuzda çalıştıkları süre içerisinde verdikleri emeklere teşekkür ediyoruz.
Bundan sonraki çalışmalarında başarılar diliyoruz.
“Ayrılıklar da kırmadan, dökmeden, dostça olabilir”in güzel bir örneği yaşandı.
Profesyonel iş hayatında oluyor böyle şeyler.
Önemli olan aşı kıvamında pişirmekti!
Yani, “ne şiş yansın, ne de kebap” diyebilmek…
Öyle de oldu;
Ayrılık gerçek olup, dostluk baki kaldı.
Mutlu, sıcak bir hafta sonu diliyoruz.