| KÖŞELİ OLMAYAN SANDIK |
Yazar: Hüseyin AKSAKAL 1982’den bu yana, “12 Eylül Anayasası” olarak bilinen ve halen yürürlükte olan anayasanın pek çok maddesinde değişiklik gerçekleştirildi. 12 Eylül 1980 darbesinin ardından geçici bir madde ile Süleyman Demirel, Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan, Alparslan Türkeş gibi Türk siyasi yaşamının anahtar kimliklerine getirilen yasağın kaldırılması ve 2007’de cumhurbaşkanını halkın seçmesine olanak veren değişiklik paketinin referanduma sunulması dışındaki değişikliklerin çoğu TBMM tarafından gerçekleştirildi. Geçici maddelerle birlikte 30’un üzerinde maddenin değişmesini öngören paket, otuz yıllık Türkiye Cumhuriyeti tarihinin referandumla gerçekleşecek üçüncü anayasa değişikliği olacak. Diğer iki referandumda görülmeyen bir atmosfer ile adım adım sandığa doğru savruluyoruz. İktidar partisi dışındaki partilerin büyük bölümü (BBP ve SP’nin bir bölümü paketi destekleyecek gibi görünüyor) “Hayır” oyu kullanılması için propaganda yapıyor. Önceki referandumlarda, seçmenler destekledikleri partilerin görüşlerine biat etmeyi tercih ederken, bu kez referandum konusu olan değişiklikler ve siyasi tercihlerin bire bir örtüşmediği dikkat çekiyor. *** Mesela CHP’li bir belediye başkanı (Yedisu Belediye Başkanı Mehmet Memioğlu) başında “Evet” yazan bir şapka ile (Bingöl’de bir miting esnasında) Başbakanı karşıladı. Paketin oylanacağı 12 Eylül’de “Evet” oyu kullanacağını açıkladı. Başkanın bu hareketi politikaların yukarıdan aşağı oluşturulmasına alışık olan parti yetkilileri arasında hayret ve tepkiyle karşılandı. Kişisel deneyimlerimden anlayabildiğim kadarıyla, AK Parti’yi milletvekili genel seçimlerinde desteklemeyi düşünmeyen pek çok kişi referandumda “evet” cephesinde yer almayı düşünüyor. Seçmen tabanının hatırı sayılır bir bölümünün “bekle gör” anlayışı içinde son ana kadar tercih yapmayacağını, “Kararsız” olarak bilinen bu kesimin oylarının sonucu değiştirebilecek miktarda olduğunu kabul ederseniz, referandumun genel seçim provası olamayacağı sonucuna varırsınız. Neredeyse diyeceğim ki, önümüze gelecek sandık, alışılagelmiş bir şekilde dikdörtgenler prizması veya küp şeklinde değil de, daha az köşeli, geoid, elipsoid gibi köşeli bir sandık olacak. Sandığın genel görünüşü, bizi gelecek sene yapılacak milletvekili genel seçimlerine dönük bir projeksiyon yapabilmek için, referandum sonuçlarının nasıl okunması gerektiği sorusuna getiriyor. *** Örneğin yüzde 55 “Hayır” oyu çıktığını kabul edelim. Bu durumda “Evet” oyu kullanan yüzde 45’lik bölümün milletvekili genel seçimlerinde AK Parti’ye oy vereceğini kabul etmek gerekir mi acaba? CHP Milletvekili Ali Koçal’ın tahminine göre referandum yüzde 67 “Hayır” oyu ile sonuçlanacak. Ali İhsan Köktürk ise bu rakamın yüzde 70 civarında olacağı tahminini yaptı. Eğer bu tahminler doğru çıkarsa AK Parti’nin milletvekili genel seçimlerinde yüzde 30 ila 33 arasında bir oy çıkaracağı sonucuna varmalı mıyız? Madalyonun diğer tarafına da bakalım. Eski TBMM Başkanı ve Zonguldak Milletvekili Köksal Toptan, yüzde 55 oranında, Zonguldak İl Başkanı Hamdi Uçar ise yüzde 70 civarında “Evet” oyu çıkacağı tahminini yaptı. Genel seçimlerde kalan oyları tüm muhalefet partileri paylaşacak mı diyeceğiz? Bu soruların hepsinin cevabı “Hayır” Milletvekili Genel Seçimleri ile Anayasa Değişiklik paketinin oylanacağı referandumu kendi kuralları içinde değerlendirmek daha sağlıklı sonuç verecektir. Bu kez, referandumun sonuçlarını bağımsız olarak değerlendirmemiz gerekecek.
|
|
|
|
|
|
Haber Tarihi: 27.07.2010 09:45:56 Okunma: 77
|
|
|
| Hüseyin AKSAKAL adlı yazarımızın bütün yazıları...
|
|
|
|
|
|
|
|
Tag: KÖŞELİ OLMAYAN SANDIK
Diğer Başlıklar , KİREÇLİK’TEN SEVGİLERLE, Medya- Demokrasi, GEÇMİŞLE HESAPLAŞMAK, KARANLIK TABLO, “Referanduma Doğru”, HAFIZA-I BEŞER, SEPETTEKİ KONULAR…, YİNE YEŞİLLENDİ FINDIK DALLARI, Gazetecilik, ASGARİ MÜŞTEREK, Köksal Toptan, ÇOCUKLARIMIZ DAHA İYİSİNİ HAK EDİYOR, CHP’DE SULAR DURULMUYOR, AFET ALLAHTAN, KORUNMAK KULDAN…, AKGÜL DE SORUMLU
|
|